Kıymetli Okurlarım,
Bu hafta da Ankara deplasmanından boynumuz bükük olarak ayrılıyoruz. Halbu ki, bir önceki maçta kendi sahamızda Boluspor’u 3-2 yenip, bir nebze olsun umutlanmıştık; Ankara Keçiörengücü maçı öncesi moral bulmuştuk. Ama olmadı, yine olmadı!
Rakibimiz, play-off için oynayan bir ekip, ancak onların da durumu pek iyi değildi. Çünkü son dört maçında galip gelememişti ve geçen hafta deplasmanda Manisaspor’u yenmişlerdi. Şanlıurfaspor da onlar gibi, dört haftadır maç kazanmamıştı; ta ki geçen hafta Boluspor maçına kadar.
İlk yarısı dengeli geçen maçın 45+1. dakikasında kazanılan penaltıyı, Keçiörengücü’nden Rocca gole çevirip, 1-0 önde kapattılar. İkinci yarıda atak oynayan bir Keçiörengücü takımı ve ona adeta teslim olan bir Şanlıurfaspor takımını seyrettik diyebilirim. Halinden bezmiş, hata üstüne hata yapan ve kalesinde tam dört gol gören bir Urfaspor vardı.
İkinci yarıda adamlar bizi çözdü ve gol üstüne gol attılar. Tam tamına 4 gol attılar; bizim takım da Ugundu ile bir gol buldu, ancak skora herhangi bir etki etmedi. Çünkü kazanmak adına güzel ve atak bir futbol oynamadık, açıkçasını isterseniz. Ve 37 puanda kalarak yine yerimizde saydık. Tehlike çanları bizim için çalmaya devam ediyor. Bu gidiş, hiç de iyiye giden bir alamet değildi, benden söylemesi!
Nedir bu arkadaş, nasıl bir futbol oynuyorsunuz, siz de hiç ruh yok mu, ya! Çıkın, izzet-i şerefinizle oynayın, hakkını verin en azından, ya! Bu futbolu hiç yakıştıramadım size! En azından Boluspor’a karşı oynadığınız futbolun aynısını oynayın, o bile yeter bize, vallahi ya!
Ne oluyor size arkadaşlar? Bir maç iyiyiz, dört maç kötüyüz. Nereye varacak bizim bu durumumuz? Kusura bakmayın ama bu futbol ile 2. Lig’de bile barınamazsınız, ben açık ve net söylüyorum!
Önümüzdeki hafta bakalım, Amedspor’u kendi sahamızda yenebilecek misiniz? Hep birlikte bekleyip göreceğiz! Dua edin ki rakiplerimiz puan kaybetsin veya yenilsinler, yoksa hiç mi hiç şansınız kalmıyor, çünkü...
Esen kalın!














