Celal Karatüre ile başlayıp ülkenin her tarafına yayılan akım neden bu kadar büyüdü?
Burada insanlık fıtratı konuştu. Yıllardır devasa bütçelerle, prodüksiyonlarla topluma adeta dayatılan hiçbir şey bu denli yankı uyandıramadı. Bugün sokaklar, okullar, sınıflar; hasılı fıtratın çizgisinden çıkmamış herkes aynı sözleri terennüm ediyor. "Kabe'de hacılar hû der, Allah..."
Bu toplumun tertemiz minik çocukları aslında çok büyük bir mesaj veriyor. İnanç, maneviyat ve değerler temel alındığında ne olacağını hep birlikte görüyoruz. Sadece haz temelli oluşturulan, insana salt biyolojik bir varlık olarak yaklaşan her anlayış; karşısında fıtratı gördüğü anda yok olup gider.
Aslında bunun bir örneğini Gassal dizisi göstermişti. Yıllardır insanlara dayatılan tüm asimilasyonun bir anda yerle bir olabileceğini ortaya koydu. Hasılı; kültürümüze, inancımıza, değerlerimize adeta savaş açmış tüm habis zihniyetler, en ufak bir dirençle karşılaştıklarında dağılır.
Onlar belli bir güruhu üç beş gün şarkı adı altında havlatabilir. Gürültüyü güç zannedebilirler. Algıyı hakikat sanabilirler. Ama fıtratla karşılaştıklarında o kurdukları düzen bir anda çöker. Çünkü hakikat bağırmaz; kök salar. Ve kök salmış bir hakikati hiçbir kampanya, hiçbir bütçe, hiçbir toplum mühendisliği söküp atamaz.
Mesaj çok net verildi. Alması gerekenler de aldı.














