Değerli hemşehrilerim,
Yine bir hüsran, yine bir iç karartan maç geride kaldı. Kendi sahamızda oynadığımız bu önemli karşılaşmadan mağlubiyetle ayrıldık. Aylarca yazdık, söyledik, anlattık… Ama ne değişti? Hiçbir şey.
Dedik ki:
Bu takımın ruhunu sahaya yansıtan, kaliteli oyunculara ihtiyacı var.
Futbolu bilen, maddi gücü olan, bu işi gerçekten ciddiye alan yöneticilere ihtiyaç var.
Transferi bilgisayar başında değil, sahada oyuncu izleyerek yapacak bir ekip şart.
Altyapıdan gelen gençlere, memleketin çocuklarına sahip çıkılmalı.
Teknik direktörlük koltuğunda sağlam karakterli, işini bilen biri oturmalı.
Bu takımın kalıcı gelir kaynakları olmalı, sürekli destek dilenmemeli.
İçeride boş boş dolaşan, takıma zararı olanlar ayıklanmalı.
Taraftarın gücü sadece bağırmakla değil, gerçekten destekle belli olmalı.
Şehrin tüm dinamikleri, belediyesi, valiliği, iş insanları taşın altına elini koymalı.
Peki bunlardan hangisi yapıldı?
Yok. Hiçbiri yapılmadı. O zaman başarı beklemek hayal kurmaktan başka bir şey değil.
Şimdi çıkmışlar, 34. haftadaki ölüm-kalım maçına hazırlanıyoruz diyorlar.
E oyuncu maaşını almıyor, antrenmana çıkmıyor.
Teknik direktör basına konuşuyor, “Gücümüz bu kadardı” deyip mağlubiyeti açıklamaya çalışıyor.
Sonra halktan para isteniyor…
Kusura bakmayın ama bu iş böyle yürümez.
Bir tek Feridun Geçgel elini taşın altına koymuş. Helal olsun kendisine.
Ama üç milyonluk bu şehirde başka bir Allah’ın kulu çıkıp da “Bu takıma sahip çıkalım” demiyor.
Yazık değil mi?
Sahadaki oyuncuların hali içler acısı. Yürüyerek maç mı oynanır?
Kusura bakmayın ama bazen “İzmir Kordon’da geziyorlar sandım” diyesim geliyor.
Yönetim istifa edip kaçıyor, taraftar maç sonrası koltukları kırıyor.
Bu çözüm mü yani?
Rakip takım geldi, topunu oynadı, bizi yendi, çekti gitti.
“Maçı bize vereceklerdi zaten” havasında olan varsa, daha çok bekler.
Arkadaşlar, gerçekçi olalım.
Bu iş samimiyetle, planlamayla, sabırla olur.
Her hafta aynı filmi izlemekten sıkıldık artık.
Kusura bakmayın, ama artık birilerinin bu işe gerçekten el atması lazım.
Sağlıcakla kalın.
Sadun Ak
[email protected]














