Değerli okurlarım,
bir hafta daha geçti ve yine Şanlıurfaspor’umuzu konuşmak için karşınızdayım.
Bu takım ne zaman düzelecek, ne zaman üst üste galibiyetler alacak, ne zaman biz sporseverlere gerçek anlamda bir rahatlama yaşatacak? Ne zaman düşme potasından çıkacağız, ne zaman sahamızda ve deplasmanda istikrarlı futbol sergileyerek galip geleceğiz? En önemlisi, ne zaman bu gariban seyircilerimizi futbola ve galibiyete doyuracağız?
Bu soruları sormak, benim için her hafta aynı duyguyu tekrar etmek gibi oldu. Ama nedense bir türlü bu sorulara cevap alamıyoruz. Rakiplerimizden Manisaspor'u yenemiyorsak, o zaman hangi takımla galip geleceğiz diye soruyorum sizlere. Manisaspor, bizimle aynı kaderi paylaşan, teknik direktörü olmayan bir takım. Biz, onların gerisindeysek, ne zaman bu durumu tersine çevireceğiz?
Bir başka dikkatimi çeken konu ise, her hafta karşılaştığımız aynı manzara: Bir banko golümüz var, ama kime mi? Tabii ki rakibe değil, kendi kalemize... Üç, dört haftadır bu durum gözlerimi korkutuyor. Rakiple mücadele ediyorsunuz, ama nedir bu kendi kalemize gol atma sevdası? Sebep nedir? Neden sürekli ters vuruşlarla kalemize gol atıyoruz?
Bu sorunun cevabını vermek durumundayım: Kademe anlayışının eksikliği ve yer kaybı. Nasıl kademeyi kaybediyorsak, sert ortalarla gelen toplar, ters vuruşlarla kalemize gol oluyor ve biz bu hatalarla maçları mağlubiyetle tamamlıyoruz. Yazık, gerçekten yazık; emeğinize, alın terinize, harcadığınız efora yazık!
Bu hafta, bizim bir basamak üstümüzde yer alan Manisaspor ile deplasmanda karşılaştık. İster inanın ister inanmayın, bizim takım onlardan çok daha derli toplu ve kaliteli bir oyun sergiliyordu. Ama ne yazık ki, yine kaybettik. Neden mi? Beyinsizlikten, tabii ki! Maç başa baş giderken, gol kaçırıyoruz. Sonrasında ise bir kontratak sonucu ters bir vuruşla kalemize gol atıyoruz ve rakibe üç puanı hediye ediyoruz. Deplasmandan eli boş dönüyoruz.
Bu hatalar bizi üzmeye devam ediyor. Ey Şanlıurfasporlu futbolcular, ne olur bu tür hataları yapmayın! Yani kırk yıllık bir ibadeti bir şişe şarapla heba etmeyin. Bu hatalar yüzünden her yıl aynı düşme korkusunu yaşamak zorunda kalıyoruz. Bu hafta da üç puanı kendi ellerimizle verdik ve yeniden düşme potasına girdik. İyi mi ettik? Tabii ki hayır! En azından bir beraberlik alıp evimize dönebilirdik, ama bu şansı da kaçırdık.
Ey Şanlıurfaspor'un değerli sporcuları, bu üç milyonluk şehir, taraftarlar ve yönetim sizden başarı bekliyor! Çıkın, delikanlı gibi oynayın, tüm eforunuzu sergileyin ki, biz de siz de, yönetim de, kısacası tüm Urfaspor camiası rahat etsin.
Sevgilerimle,
Sadun Ak














