Evet kıymetli sporseverler,
Sezon başından beri söylemekten dilimde tüy bitti: Yanlış transfer politikası, yanlış yönetim, yanlış teknik direktör seçimi ve yanlış uygulamalar... Bu kadar yanlışın olduğu bir futbol kulübünde doğrulara nasıl ulaşabilirsiniz?
Üç milyon nüfusa ve on iki bin yıllık tarihi geçmişe sahip bir şehre sporu yakıştırmamak reva mıdır? Süper Lig’e baktığımızda, bizden daha küçük il ve ilçe takımlarının başarıyla mücadele ettiğini görüyoruz. Peki, bunu nasıl başarıyorlar? Taraftarları, yöneticileri ve iş insanları takımlarını yalnız bırakmıyor da ondan!
Peki bizde nasıl? Herkes “Bana ne!” diyor. Çünkü kulübü bir rant kapısı olarak görüyorlar, tıpkı siyasetçiler gibi. Hal böyle olunca başarı beklemek hayal oluyor. Kusuruma bakmayın ama bu düzenle bizden bir cacık olmaz. Çünkü ne birlik, ne beraberlik, ne düzen, ne de dirlik var!
Kim başa gelmek istiyorsa, ilk derdi cebini doldurmak oluyor. Spordan anlayan, bu işi bilen kişiler yönetime alınmıyor. Hal böyle olunca, başarı beklemek mümkün değil. Şu anki durumumuz gibi: Ligin dibine demir atmışız ve çıkamıyoruz.
Elimizde birkaç iyi futbolcu vardı, onları da parasızlıktan sattık. Elde ettiğimiz parayla yasaklı transfer tahtasını açmaya çalışıyoruz. Dünyada böyle bir transfer sistemi var mı? Spordan anlayan biri bunu açıklasın!
Ligden düşmemek için mücadele ederken, iyi oyuncularını satan bir takım olur mu? Ama biz Şanlıurfaspor olarak yapıyoruz. Çünkü bu kulübe ne belediyeler, ne kuruluşlar, ne STK’lar, ne zengin yöneticiler, ne de sporu seven iş insanları destek oluyor.
Bu şehre ve bu şehrin üç milyonluk nüfusuna yazık! Peki çözüm ne? Çözüm, herkesin elini taşın altına koymasıdır. Birlik ve beraberlik içinde hareket ederek, ara transfer döneminde 6-7 kaliteli futbolcu alınmalıdır. Ancak böylelikle ligde kalabiliriz.
Selam ve sevgilerimle!
Sadun Ak
[email protected]














