Kıymetli okurlarım, bu haftaki yazıma “Ne oluyor Urfaspor’a?” başlığını atmamın bir sebebi var…
Üç hafta öncesine kadar sahada fırtına gibi esen, rakiplerine korku salan, 7. haftayı namağlup unvanıyla kapatan Mesut Bakkal’ın öğrencileri, ne olduysa Elazığspor maçından sonra adeta çöktü.
Kendi sahamızda 2-0’lık o mağlubiyet, sanki takımın kimyasını tamamen bozdu. Ardından gelen Ankaragücü deplasmanında da sahada silik bir görüntü vardı. 4-1’lik skor, sadece tabelada değil, sahadaki ruhsuzlukta da kendini belli etti.
O eski mücadeleci Urfaspor’dan eser yoktu.
Ve bu kötü gidişatın ardından yönetim, Mesut Bakkal ile yolları ayırıp daha önce de Urfaspor’u çalıştıran Cihat Arslan’la anlaştı.
Elbette hepimizin aklındaki soru şu:
“Bu değişim bir çare olacak mı, yoksa gidişat daha da mı kötüye gidecek?”
Cihat Arslan yönetimindeki ilk maçta rakip, ligin alt sıralarında yer alan Beyoğlu Spor’du. Kendi saha ve seyircimiz önünde oynanan bu maçta açık konuşmak gerekirse Urfaspor yine hayal kırıklığı yarattı.
20. dakikada Sinan’ın kafa golüyle 1-0 öne geçtik ama oyun olarak tat vermedik.
İkinci yarıya başlar başlamaz Beyoğlu beraberliği yakaladı, ardından da öne geçti. Sahada koşan, mücadele eden, isteyen taraf onlar gibiydi. Biz ise izledik!
Son dakikalarda Sinan’ın penaltı golüyle eşitliği sağladık, uzatmalarda ise gelen golle 3-2 kazandık. Skor olarak güzel ama futbol olarak değil.
Sorarsanız,
“Futbol var mıydı?” Yoktu.
“Urfaspor iyi oynadı mı?” Hayır.
“Takım gelecek için umut verdi mi?” Ne yazık ki yine hayır.
“Cihat Hoca takıma etki etmiş mi?” Henüz değil.
Kazandık ama oyun olarak sınıfta kaldık. Bu şekilde giderse, vay bizim halimize! Çünkü bu futbol anlayışıyla hedefe ulaşmamız mümkün değil.
Artık herkesin silkelenip kendine gelmesi gerekiyor. Bu şehir, bu taraftar daha iyisini hak ediyor.
Ayağımızı denk alalım, yoksa çok geç olabilir.
Esen kalın, sporseverlerim.












