Şanlıurfaspor, Keçiörengücü karşısında aldığı 0-2’lik mağlubiyetle taraftarlarını bir kez daha hayal kırıklığına uğrattı. Söylenecek çok şey var, ama sırf takıma zarar gelmesin diye herkes susmayı tercih ediyor. Ancak şu soruyu sormak gerekiyor: Kendi saha ve seyircimiz önünde bile maç kazanamıyorsak, hangi maçları kazanacağız?
Sezon başında transfer edilen oyuncuların performansı tam anlamıyla hayal kırıklığı. Takıma katkı sağlayan futbolcu sayısı bir elin parmağını geçmiyor. Yerli ve yabancı transferler arasında belki bir-iki isim dışında takıma gerçekten destek olan kimse yok. Teknik direktör değişikliği bile çare olmadı. Eski hocamız sağlık sorunları nedeniyle görevi bıraktı. Yerine gelen Sait Karafırtınalar’dan büyük beklentilerimiz vardı, ancak maalesef kötü gidişat devam ediyor. Takımda ne heyecan ne de umut ışığı var.
Gerçek şu ki, Urfaspor’u çok zor günler bekliyor. Ligde kalabilmek için sadece kendi galibiyetlerimize değil, rakiplerimizin puan kayıplarına da ihtiyaç duyuyoruz. Ne yazık ki Pazar günü sahadaki futbol, bu umutları daha da zayıflattı. Takım darmadağınık bir oyun sergiledi; oyuncular arasındaki kopukluk barizdi. Kimin ne yaptığı belli değildi. Ankara Keçiörengücü bizden daha istekli, daha organize ve galibiyeti hak eden taraftı. Maç boyunca birkaç bireysel çaba dışında sahada sorumluluk alan kimse yoktu.
Bu gidişat hiç hayra alamet değil. Takımın derhal toparlanması ve motivasyonunu yeniden kazanması gerekiyor. Aksi takdirde, bu ligde kalıcı olur ve uzun yıllar üst ligleri sadece hayal ederiz. Urfaspor taraftarı bunu hak etmiyor. Sayın hocamızın en kısa zamanda bu dağınıklığa son verip takımı harekete geçirmesi şart.
Velhasıl, durum ciddi. Taraftar da, yönetim de, oyuncular da bunun farkına varmalı. Yoksa iş işten geçebilir.
Saygılarımla,
[email protected]














