Değerli okurlarım, iki haftalık milli maç arasının ardından sizlerle yeniden buluşmanın mutluluğunu yaşıyorum. Evet, bir umut daha yeşerdi diyebiliriz.
İki hafta önce, düşme potasında bulunan rakiplerimiz galibiyet alamazken, biz de Gençlerbirliği'ne karşı galip gelebilseydik, bugün çok daha farklı bir konumda olabilirdik. Elbette, bu hafta kazandığımız Boluspor galibiyetini de göz önünde bulundurarak bu ifadeyi kullanıyorum, yanlış anlaşılmasın!
Bu haftaki yazımızın başlığı, "Bir Umut Daha Yeşerdi" oldu. Çünkü bizde "ölmemiş candan umut kesilmez" derler ya, işte bizim durumumuz da tam olarak böyle! Haftalardır bu takım galibiyet özlemi çekti ve bizleri derinden yaraladı.
Bu takımda sezon başından bu yana dört teknik direktör değişikliği yaşandı. Ancak bu değişikliklerin hiçbiri bir fayda sağlamadı. Nedenini açıklamak gerekirse, başlangıçta işimizi sağlamlaştırmadık. Ne doğru transfer politikası uyguladık, ne de futbolu bilen yöneticileri başa getirdik. Kısacası, işimize gereken özeni göstermedik ve bu da bizi bu noktaya getirdi.
Sezon başından itibaren küme düşme korkusu bir türlü üzerimizden atılmadı ve hala bu korkuyu yaşıyoruz. Bu durumu 3 milyonluk Şanlıurfa'ya yakıştıramıyorum. Bu sadece Urfaspor’la ilgili değil; 2. Lig’de mücadele eden Karaköprü Belediyespor ve 3. Lig temsilcimiz Viranşehirspor da benzer sorunlarla boğuşuyor.
Bu sıkıntıların başlıca sebeplerinden biri maddiyat, diğeri ise yanlış transfer politikamız. Üçüncüsü ise altyapıya gereken önemin verilmemesi. Amatör liglerde ve BAL’da pırlanta gibi genç oyuncular var, ama biz onları profesyonel yapıp takıma kazandıramadık.
Bütün bunlar bir yana, gerek Şanlıurfa Valisi, gerek büyükşehir ve ilçe belediyeleri, gerekse büyük iş insanları ve STK’lar, takıma destek olmaktan kaçındılar. Takıma destek çıkmadıkları için takım bu hale geldi. Bizim her şeyi günübirlik yaşamaya alışmamız ve ileriye dönük plan yapmamamız da bu durumu daha da pekiştirdi.
Söylenecek çok şey var ama maalesef konuşulmuyor. Şu an birlik ve beraberlik zamanı, kenetlenme zamanı. Bu takımı kurtarmak için hep birlikte seferber olmalıyız. İnşallah, bu sezon takımı kümede bırakıp, önümüzdeki sezon için güçlü bir başkan, işinden anlayan bir yönetim, profesyonel bir transfer komitesi, ruhunu sahaya yansıtan futbolcular ve kaliteli bir teknik direktörle yolumuza devam ederiz. Urfaspor taraftarları, bu hayali gönülden istiyor.
Şanlıurfaspor’un Boluspor karşısındaki mücadelesine gelince, bu maç gerçekten ölüm-kalım maçıydı. Çünkü kazanmazsak, kesinlikle küme düşecektik. Maçın başlama düdüğüyle birlikte rakibe yüklenmeye başladık ve 6. dakikada Safa Kınalı’nın golüyle öne geçtik. Ancak, ceza sahasında yaşanan karambol sonrası hakem Boluspor lehine penaltı verdi ve Enes Alıç durumu 1-1 yaptı. 45+’ta ise ani gelişen Urfaspor atağında Ogundu’nun golüyle devreyi 2-1 önde tamamladık.
İkinci yarıya biraz daha temkinli başladık, ancak rakibimiz bizden daha iyi top çevirmeye başladı. Neyse ki Ogundu’nun gününde olması sayesinde bu zor durumda kurtulduk. 55. dakikada Hasan Hüseyin’in penaltı golüyle durumu 3-1’e getirdik. Rakip hala üstümüze gelmeye devam etti ve 83. dakikada durumu 3-2 yaptı. Ancak bu maçı kazanarak 37 puana ulaştık ve kalan maçlarda umutlanmaya başladık.
Şanlıurfaspor, Boluspor’u 3-2 yenerek, bu zorlu yolda bir adım daha attı. Şanlıurfaspor'un geleceği, tüm Şanlıurfa halkının desteğiyle şekillenecek.
Esen kalın, kıymetli okurlarım.














