Kıymetli Okurlarım,
Resmen ateş çemberine düştük! Çünkü hem kendi sahamızda, hem de kendi seyircimiz önünde, rakibimiz olan ve altımızda bulunan Adanaspor’a 2-1 mağlup olduk. Halbuki geçen hafta Malatyaspor’u 4-1 yenip umutlarımızı yeniden yeşertmiş ve kendi sahamızda oynayacağımız Adanaspor’u ağırlayacaktık. Üç puanı alarak, en azından düşme hattından uzaklaşacaktık.
Adanaspor maçı bizim için 6 puanlık bir maçtı, eğer kazanabilseydik.Maalesef oynadıkları evlere şenlik futbol ve rezil bir hakemin kötü yönetimi sayesinde, evimizde üç puanı Adanaspor’a hediye ettik diyebilirim. Hani bir tabir var: "Yiğidi öldür ama hakkını ver," derler ya, aynen de öyle oldu. Adanaspor bizden daha istekli ve daha iyi bir futbol oynadı. Bizim takım ise acemi bir futbol sergileyip, ne yaptığını bilmeyen, iki top bile yapamayan, beceriksiz bir takım hüviyetindeydi. Seyircisine saç baş yoldurttu adeta.
Hele hele milli kalecimiz Tokatev’in yaptığı acemi bir hareketle penaltıya sebebiyet vermesi tam bir fiyasko idi. Maça hızlı başlamamıza ve 1-0 öne geçmemize rağmen, adamlara resmen teslim olduk. Ne adamakıllı bir atak geliştirebildik, ne bir ikili mücadeleyi kazandık, ne de bir oyun sistemiyle oynadık.
Bir takım bu kadar mı amatörce oynar ve iki top yapamaz? Maalesef, bizim takım kendisinden dokuz puan geride olan ve sondan ikinci sırada bulunan Adanaspor’a üç puanı verip, evine gönderdi. Şimdi ne olacak derseniz, ben derim: Ateş çemberinin tam ortasına düştük. Ancak ve ancak mucizeler bizi kurtarır. Bundan sonraki maçlarımızın %90’ını kazanmaz isek, şimdiden diyorum, ikinci lig bize hayırlı olsun.
Tek temennimiz, bu mucizenin bir an önce gerçekleşmesidir. Şimdi, önümüzdeki Pazar günü FK Iğdırspor ile ne yapacağız, onu düşünüyorum.
Herkese hayırlı Ramazanlar diliyorum, kıymetli okurlarım.
Esen kalın!














