Kıymetli okurlarım,
Şanlıurfaspor’un yaşadığı son süreç, aslında uzun zamandır dile getirilen bir gerçeği bir kez daha gözler önüne serdi. Aylardır bu takımın ortaya koyduğu futbolun bir çıkış vadetmediğini söyleyenler vardı. Ancak bu değerlendirmelere kulak asmayanlar, play-off umuduna tutunmayı tercih etti.
Ne var ki sezonun özellikle ikinci yarısından itibaren Şanlıurfaspor, sahada ne sistemli bir oyun ortaya koyabildi ne de istikrarlı bir performans sergileyebildi. Bu tablo, doğal olarak alınan sonuçlara da doğrudan yansıdı. Play-off bile birçok maçta adeta şansın yardımıyla yakalanan bir hedef gibi kaldı.
Asıl üzücü olan ise; tüm umudunu bu takıma bağlayan, stadı doldurarak takımına inanan binlerce taraftarın hayal kırıklığı oldu. 29 bin kişinin tribünleri doldurduğu bir atmosferde sahaya çıkan takımın ortaya koyduğu görüntü, beklentilerin çok uzağında kaldı.
Sadece taraftarlar değil, kulüp için büyük fedakârlıklar yapan isimler de bu tablodan etkilendi. Astor Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Feridun Geçgel’in ortaya koyduğu destek ve şampiyonluk için vaat ettiği primler, camia adına önemli bir motivasyon kaynağıydı. Ancak sahadaki karşılık bu emeği ve desteği karşılamaktan uzak kaldı.
Teknik tercihler de tartışma konusu oldu. Özellikle maç içindeki bazı hamleler ve oyuncu tercihleri, tribünlerde ve kamuoyunda soru işaretleri yarattı. Oyunun gidişatına rağmen yapılan ısrarcı değişiklikler ve tercihlerin sahaya etkisi ciddi şekilde sorgulandı.
Öte yandan rakip Muğlaspor’un sahadaki üstün oyunu da dikkat çekti. Maç boyunca daha organize, daha istekli ve daha planlı bir görüntü sergileyen taraf konuk ekip oldu.
Sonuç olarak ortaya çıkan tablo net: Şanlıurfaspor, bu seviyede rekabet edecek bir oyun kimliğinden uzak bir görüntü çizdi. Bu nedenle bazı gerçeklerin artık açıkça konuşulması gerekiyor.
Saygılarımla.














