ŞANLIURFA’NIN EĞİTİM SEFERBERLİĞİ VE BİR VALİNİN KARARLILIĞI
Eğitim, bir şehrin sadece bugünü değil, yarınıdır. Şanlıurfa gibi Türkiye’nin en genç nüfusuna sahip bir coğrafyada eğitimden bahsetmek, aslında bu şehrin kaderini yazmak demektir. Bugün Urfa’nın sokaklarında, okul koridorlarında, en ücra köy sınıflarında hissedilen bir hareketlilik var; bu hareketliliğin adı kararlılıktır. Sayın Valimiz Hasan ŞILDAK öncülüğünde yürütülen çalışmalar, alışılmış bürokratik reflekslerin ötesine geçmiş, eğitimi veri temelli, sahaya dokunan ve sonuç üreten bir yönetim anlayışına taşımıştır. Artık meseleler sadece konuşulmuyor; ölçülüyor, takip ediliyor ve çözüme kavuşturuluyor.
Sene başında ortaya çıkan tablo oldukça çarpıcıydı: 49 bin 599 evladımızın hiç okulla buluşmamış olması, yalnızca bir eğitim açığını değil, aynı zamanda derin bir toplumsal kırılmayı işaret ediyordu. Ancak bugün gelinen noktada yirmi dört binden fazla öğrencinin yeniden eğitim sistemine kazandırılmış olması, Şanlıurfa adına sessiz ama son derece güçlü bir dönüşümün habercisidir. Bu başarıyı sadece rakamlarla ifade etmek eksik kalır; çünkü burada olan şey bir kaydın açılması değil, bir hayatın yeniden inşa edilmesidir.
Eylül ayından bu yana devamsızlık sayılarının yirmi binler seviyesine düşürülmesi, sahada yürütülen disiplinli takibin ve güçlü koordinasyonun somut sonucudur. Binlerce çocuğun tarladan, sokaktan alınarak yeniden sınıflara taşınması, bu kararlılığın en net göstergesidir. Ancak meselenin bir de zor tarafı vardır.
Şanlıurfa’da yaklaşık on sekiz bin mevsimlik tarım işçisi öğrenci bulunurken, bunların yalnızca üç bininin gittiği yerde eğitimine devam edebilmesi, her yıl yaklaşık on beş bin çocuğumuzun eğitimden kopma riskiyle karşı karşıya kaldığını göstermektedir. Bu tablo, bize sadece sorunun büyüklüğünü değil, aynı zamanda yeni ve yenilikçi çözümler üretme zorunluluğunu da hatırlatmaktadır.
Dünyanın farklı coğrafyalarında benzer sorunlarla mücadele eden ülkelerin geliştirdiği modeller dikkatle incelendiğinde, Hindistan’ın geçici eğitim merkezleriyle göçü avantaja çevirdiği, Brezilya’nın şartlı eğitim destekleriyle aileleri sistem içinde tuttuğu, Japonya’nın anlık veri takibiyle öğrenciyi kaybetmediği, Avustralya ve Yeni Zelanda’nın ise mobil eğitim uygulamalarıyla coğrafi hareketliliği bir engel olmaktan çıkardığı görülmektedir. Şanlıurfa’nın da bu tecrübelerden istifade ederek kendi modelini geliştirmesi artık kaçınılmazdır.
Bu noktada bir eğitimci olarak somut bir öneriyi dile getirmek gerekir. Şanlıurfa dışına çıkacak mevsimlik tarım işçisi aileler için zorunlu bir kayıt ve takip sistemi kurulmalıdır. İl dışına çıkışlar Valilik ve Kaymakamlık iznine bağlanmalı, ailelerin cep telefonlarına “Mevsimlik Tarım İşçisi Mobil Uygulaması” indirilerek tüm öğrenciler sisteme kaydedilmelidir.
Konum tabanlı takip sistemiyle öğrenciler bulundukları yerde en yakın mobil eğitim merkezine yönlendirilmeli, SMS ve bildirimlerle eğitim sürekliliği sağlanmalıdır. Tüm veriler yapay zekâ destekli sistemlerle analiz edilmeli, öğrenci yoğunluğunun oluştuğu bölgelerde hızla mobil sınıflar ve öğretmen görevlendirmeleri yapılmalıdır. Tarım faaliyetlerini organize edenlerle önceden planlama yapılarak hangi ilde ne kadar süre kalınacağı sisteme işlenmeli ve konum doğrulamasıyla takip edilmelidir. Böylece eğitim, göç karşısında zayıflayan değil, göçle birlikte hareket eden dinamik bir yapıya kavuşacaktır.
Bugün Şanlıurfa’da yürütülen bu süreç, yalnızca bir yönetim pratiği değil, aynı zamanda bir eğitim kültürünün inşasıdır. Ancak bu mücadele yalnızca devletin omuzlarında taşınamaz. Velilerden muhtarlara, sivil toplum kuruluşlarından tüm vatandaşlara kadar herkesin bu sürecin aktif bir parçası olması gerekmektedir. Çünkü eğitimden kopan her çocuk, aslında bu şehrin kaybettiği bir gelecektir.
Sonuç olarak; böylesine büyük ve karmaşık bir sorunu cesaretle ele alan, sahadan kopmadan süreci bizzat yöneten ve hiçbir çocuğu gözden çıkarmayan Sayın Valimiz Hasan ŞILDAK’a teşekkür etmek bir vefa borcudur.
Ortaya konulan bu irade, Şanlıurfa’nın yarınlarını inşa etmektedir. Bu kararlı yürüyüşün devam etmesi, artık sadece yöneticilerin değil, bu şehirde yaşayan herkesin ortak sorumluluğudur. Çünkü bir çocuğun elinden tutmak, bir şehrin kaderini değiştirmektir.
11/04/2026 Şanlıurfa
Hasan YILDIZ
Eğitimci Yazar
Yorumlar
Kalan Karakter: