RİYAKÂRLIK
Müslümanım diyor. Şöyle böyle işler yapıyor. Bir de Müslümanım diyor.
Ne oldu yani!
Müslümanım dedi. Hata mı etti. Bela mı arıyorsunuz, bahane mi arıyorsunuz. Ne arıyorsunuz Müslümanım diyebilenin hayatında…
Bu adam Müslümanım dedi. Meleğim demedi ki. Müslümanım dedi. Peygamberim demedi ki
Kendi hayatlarının her tarafında çirkeflik olanlar o çirkefliklerini görmezler. Müslümandaki ufacık bir lekeyi görmek için can atarlar. Müslümanım der. Hocayım der sakalı var. Bir de namaz kılar. Başörtülü bir bayansa bak işte şunu bunu yapıyor. Bizi dinden imandan edecekler diyor da diyor…
İçki tüm kötülüklerin anasıdır denilince birahaneleri, gece kulüplerini ve pavyonları terk etmiyorsun
Sigara sağlığa zararlıdır diye paketin üzerine bile resim konuluyor. Sigara ve nargileyi terk etmiyorsun,
Harama el uzatmayın dürüst olun diyor helale yaklaşmıyorsun
Ama iş Hacı hocanın bir yanlışına denk gelince hemen dinden çıkabiliyorsun
Vay Riyakâr seni vay
Evet, “Ellezine amenu ve amilu salihati” bak kuran diyor ki “iman etmiş Salih amel işlemiş” biz onlarında hatalarını örteriz. Demek ki imanda etse Salih ameller işleyen bir Müslümanın da hataları olabilecekmiş. Sen neden saldırıyorsun Müslümana. Kuranı kerim Müslüman olmanın masum hatasız demek olmadığını anlatıyor da sen neden anlamıyorsun.
Yahu biz ne millet olduk? Bir milletin başına ateş yağıyor, biz yeterince alakadar olmuyoruz. Herkes çayını içiyor, herkes televizyonunu seyrediyor. Gazze’de kan gövdeyi götürüyor, İsrail’de lanet olası Yahudiler Siyonistler şunu yapıyor, bunu yapıyor, sabahleyin unutuluyor. Ulan ölenlerden bir tanesi senin kardeşin olsa, bir hafta çorba içmezsin. Hani, ‘İnnemel mu'minune ihvetun!’ İnananlar ancak kardeştir. Hani Mümin, müminin kardeşiydi…
Kur’an’da, senin hayatında değil! O Siyonist’in hedefi Türkiye’dir. Filistin, İslam olduğu için bu dayağı yiyor. Bize dostluğundan bu dayağı yiyor. Yahu biz ne vicdansız bir milletiz ki, dayak yiyen bir dostumuza hala yardıma koşmuyoruz.
Allah zalimlerin cezasını yarına bırakır ama yanlarına asla bırakmaz…
Peki, Allah neden zalimleri hemen cezalandırmıyor?
İbrahim suresi 42 ve 45. Ayetler de “ sakın Allah’ın zalimlerin yaptıklarından habersiz olduğunu sanma. Çünkü o korkudan gözlerin donup baka kalacağı bir güne kadar” Onlara süre veriyor. O gün onlar; Başları yukarı kalkmış korkudan gözleri donup kalmış ve kalpleri bomboş halde oraya buraya koşuşurlar. Bu yüzden insanları, kendilerine azabın geleceği gün konusunda uyar çünkü o gün içlerinden zalim olanlar;” Ey Rabbimiz bize kısa bir süre daha ver ki çağrına karşılık verelim. Ve elçilere uyalım diyeceklerdir. Bunun üzerine Allah onlara; ”peki daha önce sonunuzun gelmeyeceğine yemin eden siz değil miydiniz? Üstelik siz kendilerine zulüm edenlerin yurtlarında oturmuştunuz. Onlara neler yaptığımız size apaçık belli olmuştu. Ve size örneklerde vermiştik diyecektir.
Peygamberimizin ashabım dediği kişileri ben koca koca adamlar zannediyordum. Öğrendim ki dokuz ile yirmi beş yaşlarında çocuk ve gençlermiş. Hz. Ali sekiz yaşında, Enes Bin Malik on yaşında, Allah her peygambere bir yardımcı göndermiştir. Benim de yardımcım Zübeyir Bin Avamdır diyor Zübeyir bin Avam on üç on dört yaşlarında. Musab Bin Umeyr on dört yaşında, on altı yaşında İslam’ın yayılması ve tebliğ edilmesi görevini üstlenerek Medine’ye gönderiliyor. Bir yıl sonra döndüğünde “Ey Allah’ın Resulü, Medine’de çalmadık kapı İslam’ı anlatmadık kimse bırakmadım.” Diyor. On altı yaşında Musab, bir yıl içinde Medine’nin yarısını Müslüman yapıyor. Talha Bin Ubeydullah on beş, Saad Bin Ebi Vakkas on altı, Darul Erkam’ın sahibi İbni Erkam on yedi yaşında,on yedi yaşında ayaklarından engelli Muaz bin Cebel’i Yemene Vali olarak tayin ediyor.
Daha biz on altı on yedi yaşındaki çocuklarımıza ergenlik safsatasını işlemeye devam edelim. Görün Peygamber Efendimizin Sahabelerinin yaşlarını yaptıklarını bir hayal edin.
Biz ne yapıyoruz? Cebine ver harçlığı gezsin kafeleri orada buralarda gününü boş işlere harcasın. Birde dinine küfrettir o ayrı mesele… Lafa gelince “daha ergen onlar canım.” Ergenmiş, aklımızı başımıza alalım bugünden tezi yok evlatlarımıza İslam’ı öğretmeye çalışalım. Ama önce kendimiz öğrenelim öyle öğretelim.
Sonuç olarak; Ahir zamanın vebası olan riyakârlık ve özentilikten uzak kalarak işimizi icra edebilmeyi Rabbim nasip eylesin inşallah, bu istikametti sıratı müstakim bilmeli ona göre yürümeliyiz ve bu istikamette “ Hayra vesile olan yapan gibidir” hadisi gölgesinde yaşamaya gayret edelim. Selam ve dua ile
Eşref AZİZOĞLU
Eğitimci Yazar
13.12.2023