Evet kıymetli okurlarım,
Şanlıurfaspor nihayet galibiyetle tanıştı… Ama ne galibiyet! Adeta “kedi bir fare tuttu”, şimdi de bununla övünüp duruyor.
Sekiz haftadır kazanamayan bir takımdan söz ediyoruz. Ligin ilk yarısında liderle aradaki puan farkı 3-4 civarındayken bile bu kadar büyük laflar edilmezken, şimdi kalkıp deplasmanda küme düşmesi neredeyse kesinleşmiş bir takımı 3-1 yenince verilen demeçlere bakıyorsunuz… İnsan gerçekten hayret ediyor.
Kendi sahanda ligin 17’nci sırasındaki takımla berabere kal, haftalardır varlık göstereme, rakiplere adeta puan dağıt… Sonra çıkıp “Karamanspor’u deplasmanda eze eze yendik, play-off şansımız sürüyor” de. Kusura bakmayın ama bu tabloyla bu sözler arasında ciddi bir kopukluk var.
Sayın hocam, takım sanki uzun bir uykudan yeni uyanmış gibi. Ama kötü haber şu: Lig bitmek üzere ve bu uyanış fazlasıyla geç kaldı.
Ortada ne oturmuş bir oyun sistemi var ne de sahaya yansıyan bir karakter. İçeride, dışarıda fark etmiyor; Şanlıurfaspor istikrarsız ve güven vermeyen bir görüntü çiziyor. Bu gidişle bırakın iddialı olmayı, eldeki şansı bile korumak mucizeye kalır.
Açık konuşalım: Play-off’a kalsak bile bu oyunla bir yere varmamız çok zor. Kimse kendi kendine hayal kurmasın.
Önümüzde üç maç var: Kastamonuspor, Muğlaspor ve Ankaraspor. Hesap basit ama zor: 9 puan şart.
Peki bu takım Muğlaspor’u rahat geçebilir mi? Hayır.
Kastamonuspor karşısında garanti konuşabilir miyiz? Asla.
Ankaraspor maçı cepte mi? O da değil.
Hal böyleyken, şimdiden zafer naraları atmanın, “play-off’tayız” havasına girmenin ne anlamı var?
Üstelik sadece biz değiliz yarışın içinde. Elazığspor, Adana 1954, Ankaragücü, İnegölspor, İskenderunspor ve Erzincanspor da bu yarışta. Muğlaspor’un da doğrudan final ihtimali düşünüldüğünde, işimizin ne kadar zor olduğu ortada.
Evet, matematiksel olarak umut hâlâ var. Ama sahadaki gerçekler umutlardan çok daha sert.
Bekleyelim, görelim… Ama ayağımız yere bassın.
Esen kalın kıymetli okurlarım.
Yorumlar
Kalan Karakter: