24 Saat Haber Genel Yayın Yönetmeni Murat Marap, Parkinson hastası annesinin tedavi sürecinde yaşadıklarını kamuoyuyla paylaşarak sağlık sistemine yönelik dikkat çeken iddialarda bulundu. Marap, ağır hasta olan annesinin günler boyunca yoğun bakım ihtiyacı olduğu söylenmesine rağmen hastaneler arasında yönlendirildiğini, ambulans verilmediğini ve defalarca taburcu edildiğini öne sürdü.
İddiaya göre süreç, 23 Nisan 2025’te meydana gelen depremin ardından yaşanan bir düşme sonucu tamamen yatağa bağımlı hale gelen yaşlı kadının sağlık durumunun kötüleşmesiyle başladı. Marap, 17 Mayıs 2026 tarihinde annesinin fenalaşması üzerine ambulans çağırarak Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi aciline başvurduklarını belirtti.
Hastanede yapılan ilk değerlendirmede akciğerlerinde ciddi enfeksiyon tespit edildiğini aktaran Marap, doktorların annesinin yoğun bakımda tedavi görmesi gerektiğini söylediğini ifade etti. Ancak bir nöroloji doktorunun, “Bu hastanın mutlaka yoğun bakımda yatması gerekir. Ancak anestezi uzmanı onay vermediği için yoğun bakıma alamıyorum” dediğini ileri sürdü.
Marap, başka bir doktorun ise “Benim branşımın hastası değil. Bana sevk ettiler, ben de taburcu etmek zorundayım” sözleriyle annesinin eve gönderildiğini savundu. Yoğun bakım ihtiyacı olduğu belirtilen hasta için ambulans talebinin de reddedildiğini ifade eden Marap, annesini taksiyle eve götürmek zorunda kaldıklarını söyledi.
Durumun birkaç gün sonra yeniden ağırlaştığını belirten Marap, 22 Mayıs gecesi tekrar aynı hastaneye başvurduklarını aktardı. Bu kez doktorların annesinin entübe edilmesi gerektiğini söylediğini dile getiren Marap, kendilerine başka hastanelerde yoğun bakım yatağı aramaları yönünde epikriz raporu verildiğini öne sürdü.
“Hastaya yoğun bakım bulmak hasta yakınının görevi mi, hastanenin görevi mi?” sorusunu yönelttiğini belirten Marap, aldığı cevabın ise “Sistem böyle” olduğunu iddia etti.
Yaşanan süreçte doktorlar arasında çelişkili kararlar verildiğini ifade eden Marap, bir yandan “yoğun bakımlık hasta” denildiğini, diğer yandan ise sürekli taburcu işlemi uygulandığını kaydetti.
Marap’ın açıklamalarındaki en dikkat çekici iddialardan biri ise bir doktorun kendisine söylediğini öne sürdüğü şu sözler oldu:
“Hastalarınızı şehir hastanelerine getirmeyin. Çünkü bu hastanelerde istediğiniz ilgi gösterilmiyor. Doktorlar sorumluluk almamak için hastayı birbirine sevk ediyor.”
Daha sonra annesini Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi’ne götürdüklerini anlatan Marap, burada da farklı bir tabloyla karşılaşmadıklarını savundu. Hastanede gerekli ekipman bulunmadığı için medikale yönlendirildiklerini belirten Marap, mideye takılacak hortumun ölçüsünü öğrenmek için doktoru aradıklarında “Yapay zekaya sorun” yanıtını aldıklarını iddia etti.
Marap, yaşadıkları sürecin kendilerine sağlık sistemindeki aksaklıkları ve hasta hakları konusundaki eksiklikleri bir kez daha gösterdiğini belirterek, “Mesele beton değil, insan hayatıdır. İnsan hayatının değersizleştiği yerde en büyük bina bile vicdansız bir koridora dönüşür” ifadelerini kullandı.
Olayla ilgili hastanelerden henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Yorumlar
Kalan Karakter: