Kıymetli Okurlarımız,
Şanlıurfa’da ekmek 12 TL oldu. Sadece bir dilim değil, adeta bir hayal kırıklığı satın alıyoruz. Çünkü mesele yalnızca fiyat artışı değil; verdiğimiz paranın karşılığını alamamak, eve varmadan kuruyan ekmekle boşa gitmiş emeği, bir umudu çöp kutusuna atmak zorunda kalmak.
Her zam dönemi, aynı klişelerle karşılaşıyoruz: Maliyet arttı, un pahalı, maya dövizle geliyor, elektrik faturaları uçtu, işçilik yetersiz… Bunlar belki doğru. Ama o zaman şu soruyu sormak hakkımız değil mi? Peki, biz bu kadar parayı neye veriyoruz? Hangi kalite için ödüyoruz?
Vatandaş sokakta artık fiyatı değil, bu duruma duyduğu hakareti konuşuyor. Çünkü fırından çıkan ekmek ne düzgün kabarıyor ne eşit pişiyor, ne de taze kalıyor. Aldığı ekmek bazen daha çantasına koyarken dağılmış, eve giderken ufalanmış, ertesi gün taş gibi olmuş oluyor. Ve bu taşlaşan ekmek, 12 liraya alınan emek, alınan sabırla birlikte çöpe gidiyor.
12 lirayı çöpe atarken insan ne hisseder? Sadece paranın boşa gittiğini değil, onurunun da ayaklar altına alındığını hisseder. Bu sadece ekmeğe değil, o ekmeğin arkasındaki akla, emeğe, sabra yapılmış bir haksızlıktır.
Fırıncılar zor durumda olabilir, kimse onlara düşman değil. Ama vatandaş düşman değil, sömürülecek bir kaynak da değildir. Kimse sokakta lüks ekmek beklemiyor. Ama bari alınan ekmek ertesi gün kahvaltıda yenebilecek kadar dayanıklı olsun. Verdiğimiz paraya bir nebze saygı duyulsun.
Kimi fırınlarda hijyen hâlâ sorun. Gramaj denetimi kağıt üstünde kalıyor. Bazı yerlerde ekmek 200 gram, bazılarında 170 gram ama fiyat aynı: 12 TL. Nerede bu standardın adaleti? Hangi kurum denetliyor? Denetliyorsa neden hâlâ kalitesiz, hamur kalmış ekmekler elimizde?
Vatandaş artık sadece aç değil. Aynı zamanda yorgun, kırgın ve aldatılmış hissediyor. Sofrasında kuru ekmek olsa da boğazında düğümlenen tek şey açlık değil; adaletsizliktir.
Bu yüzden bu zamma sadece “fiyat artışı” diyemeyiz. Bu, birikmiş öfkenin, sessiz bir isyanın dışa vurumudur. Ekmek almak artık sadece karnı doyurmak değil, sabrı test etmek haline gelmiştir.
Ve bir halkın sabrı ekmekle sınanıyorsa, orada her şeyin tadı kaçmıştır.












