Suriye'deki iç savaş, yeni bir dönemin eşiğinde. Uzun yıllardır süren çatışmaların ardından, muhalif grupların rejimi devirecek güç kazanması, bölgedeki dinamikleri değiştirme potansiyeline sahip. HTŞ lideri Ebu Muhammed el-Kolani'nin öncülüğünde, Suriye'nin geleceği şekillendirilmeye başlanıyor. Kolani'nin, Avrupa'nın bir dizi ülkesinden destek alarak, barışçıl bir politika izleme çabaları ve bölgedeki diğer gruplarla yaptığı görüşmeler dikkat çekiyor. Donald Trump, Fransa ve İtalya gibi ülkeler, Kolani'nin yeni hükümetiyle yapılacak bir anlaşmanın Suriye'nin istikrarı için önemli bir adım olacağını belirtiyor.
HTŞ'nin Etkisi ve Kolani'nin Yeni Stratejileri
Suriye haritası şu an, birkaç farklı grubun kontrolündeki bölgelere bölünmüş durumda. HTŞ, Fırat Nehri'nin doğusu ve batısındaki bölgelerde geniş bir etkiye sahipken, diğer gruplar da hâlâ bazı alanları kontrol ediyor. Kolani, Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) silah bırakmaları ve tüm haklardan vazgeçmeleri çağrısında bulunuyor. Ancak SDG, demokratik bir sistemin kurulması koşuluyla anlaşmaya varılabileceğini belirtiyor. Kolani, Avrupa'nın bazı ülkelerine karşı olumlu bir tutum sergilerken, komşu ülkeler Irak ve daha önce bölgedeki etkisini sürdüren İran'a karşı sert bir politika izliyor. İsrail ise, Suriye'nin 25 kilometre derinliğine kadar işgal etmiş olsa da, Kolani’nin şimdilik İsrail’le çatışmaya girmeme yönündeki tutumu devam ediyor.
İsrail'in Yükselen Gerilimi ve Kolani'nin Tavrı
İsrail'in Golan Tepeleri'ni aşarak Horona Dağları'na ve çevresindeki kasabalara yönelik işgal hareketi, bölgedeki gerilimi artıran önemli bir gelişme. Bu duruma Arap Birliği'nden gelen kınamalara rağmen, İsrail'in işgal politikası sürüyor. İsrail'in Suriye'nin 15 kilometre derinliğine kadar ilerlemesi, uluslararası arenada büyük bir sessizlikle karşılanmış durumda. Kolani, İsrail’in bu hareketine yönelik herhangi bir açıklama yapmazken, Suriye'nin yeni hükümeti de bu konuda sessiz kalmayı tercih ediyor.
Bölgedeki Diğer Gelişmeler: Ürdün ve Mısır'ın Endişeleri
Suriye'deki rejim değişikliği, bölgedeki diğer ülkeler için de büyük bir tehdit oluşturuyor. Özellikle Ürdün ve Mısır, Suriye'deki gelişmelerin kendi topraklarına sıçramasından endişe duyuyor. Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Suriye'deki devrim sonrası yaşananları gündeme getirerek, "Hiç kimsenin kanı ve parası elime bulaşmadı" açıklamasını yaparak, eski Cumhurbaşkanı Mursi'ye yönelik darbeyi savunuyor. Ancak, bu tür açıklamalar halkın gözünde gerçeği yansıtmıyor ve yaşanan dramlar göz ardı ediliyor.
Kolani'nin PKK ve YPG'ye Yönelik Sert Mesajları
Kolani, Suriye'nin geleceği için radikal bir yaklaşım sergiliyor. "Hiçbir grubun silah bulundurmasını kabul etmeyiz" diyen Kolani, PKK ve YPG'yi de hedef alarak, bu grupların bölgedeki varlıklarını sonlandırmalarını istiyor. Türkiye'nin dışişleri bakanı Hakan Fidan da Suriye'nin toprak bütünlüğüne sahip çıkılmasını ve PKK/YPG'nin Suriye'de barınmasına izin verilmemesini vurguluyor. Ayrıca, İsrail'in mevcut ortamı fırsat bilerek Suriye topraklarını işgal etmesine karşı kesinlikle taviz verilmemesi gerektiğinin altı çiziliyor.
Sonuç: Suriye'nin Geleceği ve Uluslararası İlişkiler
Suriye’deki yeni dönemin şekillendiği bu süreç, bölgedeki tüm oyuncuları yakından ilgilendiriyor. Kolani'nin liderliğindeki HTŞ'nin, hem içerde hem de uluslararası alanda nasıl bir politika izleyeceği, Suriye'nin geleceğini belirleyecek. Avrupa ve Amerika'nın desteği, Kolani'nin elini güçlendirebilirken, İsrail ve İran gibi bölgesel aktörlerle olan ilişkiler, yeni hükümetin geleceğini belirleyen kritik faktörlerden biri olacak. Ancak, Suriye'nin toprak bütünlüğü ve iç savaşın sona ermesi adına atılacak adımlar, uluslararası siyasette yeni denklemler yaratabilir.














