1. SORU’YA 1.CEVAP (Allah’tan hariç başkasından yardım dilemek)/Gerçek Urfa

SON DAKİKA

1. SORU’YA 1.CEVAP (Allah’tan hariç başkasından yardım dilemek)

Bu haber 30 Ekim 2020 - 7:08 'de eklendi ve 255 views kez görüntülendi.

Mehmet Emin KUTLUAY Hoca: Sorularınızı Yanıtlıyor.

Sizlerde sorularınız için facebook adresinden ulaşabilirsiniz.

https://www.facebook.com/kutluay.mehmet

SORU:Allah’tan başkasından yardım istemek, dua ederken vesile kılmak, evliyalardan medet istemek hakkında bilgi verir misiniz? ve sayfanızda yiğitce CEVAB verirmisiniz?
CEVAP: lütfen dikkatli okuyun ince bir konu.aslında bu konular ince konular anlamayanlar banada kızarlar ama anlayarak okurlarsa inşaallah anlaşılırlık.bismillah diyelim
Meded dilemek, yardım istemek demektir. Her türlü yardımın kaynağı ve başvurulacak mercii Allah Teâlâ’dır. Allah Teâlâ’dan başkasından yardım dilemek söz konusu olamaz.fatiha süresinde iyyake nestain senden yardım isteriz diyoruz.
Şimdi buraya dikkat edin::Tasavvufta Hz. Peygamber (asm), şeyh veya benzeri maneviyat büyüklerinden istimdad, doğrudan onların şahıslarından bir taleb demek değildir. Belki onların indi ilahideki itibar ve derecelerinden yararlanmak için bir tevessüldür. “Meded ya şeyh”, “Meded ya Abdulkadir”, “Meded ya Gavs-ı Azam” gibi lafızlar ve levhalar, bu şahıslara duyulan manevi sevginin bir ifadesidir.
Bu itibarla salik ve derviş, insan-ı kamil olarak gördüğü şeyhinden tarikat büyügü ve kutup zatlardan birinden istimdad ve istiane ettiğinde, aslında talebini Allah’a arzetmiştir. Kudret ve kudret sadece O’na aittir. Konuya bu açıdan bakıldığında şer’i bir tehlike söz konusu değildir. Ancak istimdad edilen kişinin bizzat kendisinde bir güç ve kudret görüp taleb ondan olacak olursa, elbetteki caiz olmaz.haram ve şirktir.
Fakat:Bazı zatlarlar istimdatıda caiz görmezler
Ama İstimdadı benimseyenler tarafından ileri sürülen başlıca deliller şunlardır: İstimdad “Allah nezdinde değerli bir kul olan velînin şefaatçi olması” anlamına gelmektedir. Allah’ın kendilerine şefaat etme izni verdiği kullarının bulunduğu ve bunların âhirette şefaat edeceği (Bakara 255; Tâhâ 109), ayetlerini delil getirirler
Bediüzzaman Hazretleri ta küçüklüğünden beri âdeta Abdülkadir-i Geylani hazretlerinin manevi himayesinde olarak bir hayat devam ettirmiş. Üstad; “Bir cevizim dahi kaybolsa, ya şeyh cevizim derdim, hemen bana bulurdu.” der.
İtirazı olan bediuzzamanın makamına çıksın itiraz etsin saygılar.